Sıkça Sorulan Sorular

Ne zaman membranları yıkamamız gerekir?
Yüksek saflıktaki uygulamalar söz konusu olduğunda, membran yıkama ve değiştirme için ana kriter tuz geçişidir. Örnek olarak, tuz reddinde% 99,6'dan% 99,2'ye hafif bir düşüş bile, içilebilir su uygulamalarında ve bazı proses suyu uygulamaları tölere edilebilir rakamlar olsa dahi...
Ters ozmoz sistemlerinde fark basıncı veya delta P (ΔP) ne anlama geliyor?
Fark basıncı (dP), su sistemden geçerken sürtünme nedeniyle kaybedilen basınçtır. Her bir stage te yer alan membran kılıflarının girişinde bulunan manometreden ve çıkışında bulunan manometreden basınç değerleri okunur. Okunan basınçlar arasındaki fark bize; o stage/kademedeki membranların ne kadar basınç kaybettiğini gösterir. Çok yüksek konsantre akış hızı, yüksek sürtünmeden dolayı yüksek bir dP ile sonuçlanacaktır. Membranların kirlenmeleri açısından bakıldığında, kireç, askıda katı maddeler ve biyolojik kirlilik, vb… membranların besleme kanallarında ve yüzeylerinde birikintilerin oluşmasına neden olur ve suyun membrandan geçiş akışına müdahale eder, böylece membran üzerindeki su geçişlerde sürtünme artar ve basınç kayıplarına neden olur. Kireçlenme ile ilgili endişe yaşıyorsanız, RO / UF /NF üretim debinizi izlemelisiniz, kireçlenmeden dolayı fark basıncınızı izlemenize gerek yoktur. Sistemin üretim debisi izlemek, kireç oluşumunu tespit etmenizi sağlayacaktır. Fark basıncı artmaya başladığı zaman kireçlenme çok kalınlaşacak ve membran yüzeylerinden temizlenmesi daha zor hale gelecektir. Askıda katı partiküller için durum tam tersidir; fark basıncının artması ile sistem üretim debisinde minumum bir etkide ile fark basıncında önemli bir artış görebilirsiniz.
Alkalilik ve pH arasındaki ilişki nedir? Nasıl farklılıklar vardır? Sıcaklığın pH ve alkalitenin üzerindeki etkisi nedir?
Sularda hidrojen iyonu derişiminin ölçüsü olan pH; bir bileşikteki hidrojen iyonu konsantrasyonunun negatif logaritması olarak tanımlanır ve matematiksel olarak pH= - log [H+] şeklinde ifade edilir. Alkalinite, suyun asit tamponlanma kapasitesinin miktarsal ölçüsüdür ve suyun pH değişimine gösterdiği direncin derecesidir. Su içerisinde çözünmüş bulunan karbonatlar, bikarbonatlar ve hidroksitlerin toplam değerini ifade eder. Yani kısaca bir suyun alkalinitesi, o suyun asitleri nötralize edebilme kapasitesi olarak tanımlanır. Alkalinite değeri yüksek olan suların pH değerini düşürmek için normalden daha fazla asit kullanmamız gerekmektedir. Yüksek alkalinite değerine sahip sularda pH değeri düşmeye karşı direnç gösterecek ve bir müddet sonra suyunun pH değeri tekrar eski değerine geri dönecektir. Yüksek sıcaklık, alkalinite denklemi sağa doğru kaydırır ve karbonatı bikarbonat oranına hafifçe yükseltir. Ayrıca, yüksek siıcaklıkta asit (H +) konsantrasyonu hafifçe artar ve bu da pH'da hafif bir düşüşe neden olur. Düşük sıcaklıklarda ise bu tanımın tam tersi bir durum söz konusudur. HCO3- <--> CO32- + H+ Ters ozmoz (RO) ve nanofiltrasyon (NF) membran sistemlerinde, Bikarbonatlar, membranlar tarafından reddedildikçe atık suyun içerisinde bikarbonat iyonları konsantrasyonu artarken, membranlar gazları gideremediğinden CO2 konsantrasyonları suda sabit değerde kalır. Bikarbonat ve karbonik asit arasındaki artan oran kimyasal reaksiyonda sola kaymaya neden olur ve bu da su kimyası gereği daha fazla serbest asit emilimine ve pH değerinin artmasına neden olur.
Antiskalantlar çevreye zarar verir mi? Antiskalantlar toksik bir madde midir? Veya biyolojik olarak bozunabilirler mi?
Çeşitli antiskalant tipleri mevcuttur. Bazısı fosfonat bazlı, bazısı polimer bazlıdır. Antiskalantlar toksik madde olmamalıdırlar. Ancak Fosfanat bazlı ve polimer bazlı antiskalantlar zamanla biyolojik olarak parçalanabilirler. Son zamanlarda daha hızlı bir şekilde biyolojik olarak parçalandıkları iddiasıyla bazı "yeşil" antiskalantlar üretilmeye ve anılmaya başladı… Ters Ozmoz sistemlerinde, çok hızlı bir şekilde parçalanan her şey bakteri için bir karbon kaynağı olacak ve biyolojik kirlenmeye katkıda bulunacaklardır. Operasyonel açıdan bu tür kimyasalları önlemek en iyisidir.
Silika iyon tekniği değişimi ile veya ozmoz ile giderilemezse, bu koloidal silika anlamına mı gelir?
Silikat suda üç şekilde bulunabilir; Reaktif veya iyon şeklinde, İyon olmayan "kolloidal silikat" şeklinde Kristal şeklinde. Kristal şeklindeki silikat, sudaki diğer katılar ile beraber mekanik filtreler (kartuş, torba filtreler gibi) tarafından giderildiği için işletmelerde pek sorun yaratmaz. Ancak, "koloidal silikat" iyonize olmasa da, mikron ölçüsünden çok daha küçük boyutta bir katı olduğundan bilinen su filtrelerinden geçer, ancak UltraFiltrasyon tekniği ile sudan ayrılabilir. Suda çözünmüş halde bulunan "İyon şeklindeki SİLİKAT" ise ters ozmoz tekniği, özel seçici reçineler ile sudan ayrıştırılabilir.
Klor dioksit, ön klorlanma uygulamaları için sodrum hipoklorit yerine etkili bir şekilde kullanılabilir mi?
Klor dioksit, protozoa, bakteri ve virüslerin yok edilmesinde, tolerans oluşturmalarına izin vermeden hipokloritten daha yüksek etkinliğe sahip, oldukça güçlü bir biyosittir. Geniş pH değeri aralığında çalışma yetkisine sahiptir. Böylece farklı pH değerlerinde bile bağımsız dezenfekte etkisi vardır ve sürekli dezenfeksiyonu mümkün kılar. Klor dioksit, klor kimyasalına göre Trihalojenmetan, klorfenol, AOX ve kloramin gibi zararlı yan ürünlerin oluşumunu engeller. Klor dioksit güçlü bir oksitleyicidir ve poliamid ters ozmoz (RO) membranlarına zarar verebilir. Ters ozmoz öncesi suyu klor dioksit ile dezenfekte etmek istenir ise membran girişinde sodyum bisülfit gibi bir indirgeyici kimyasallar önlem olarak kullanılmalıdır.
Ters ozmoz / UF / NF CIP yıkama işlemlerinde sitrik asit kullanılır mı?
Sitrik asit CIP yıkama işlemlerinde, genellikle kalsiyum karbonat çökelmesinden kaynaklı kirliliklerin ve demir hidroksitlerin oluşturdukları kirliliklerin giderilmesinde kullanılan organik bir asittir. Sitrik asit, kalsiyum ve demir fosfatlar gibi fosfat tuzlarının membran yüzeylerinden temizlenmesinde etkili değildir. Ayrıca sitrik asit; membran yüzeyinde ve içerisinde sülfat bileşenli tuzların veya silika birikintileri çözmek için kullanılamaz, biyofilmden kaynaklı kirliliklerin uzaklaştırılmasında da etkisizdir. Her ne kadar organiklerin uzaklaştırılması için tavsiye edilse de, sitrik asit tarafından oluşturulan düşük pH ortamında, doğal organik madde içindeki karboksilik asit fonksiyonel gruplarının protonlanması nedeniyle organik kirleticilerin giderilmesinde sitrik asit çok etkili değildir. Bu nedenle, suda organik kirleticiler varken düşük pH'da membran temizlemeye çalışmak doğal organik kirleticileri membrandan uzaklaştırmak yerine membran yüzeylerinde ve kılıfların içinde yerleşmesine neden olabilir. Bu da temizlenmesi daha zor ve hatta geri dönüşü olmayan bir durum ile sonuçlanabilir. Sitrik asitte kimyasal bileşimi içinde bulunan bazı topaklanmayı önleyici ajanlar, membran kirletici olarak membranlara olumsuz yönde etki edebilir. Bu nedenle özel RO temizleme kimyasalları kullanmak her zaman daha güvenlidir.
1500 PPM TDS'ye sahip besleme suyunda kullanım için uygun bir antiskalant ve dozaj önerebilir misiniz?
Antiskalant modeli ve dozajı suyun TDS değeri ile belirlenemez ! TDS çökelme eğilimi olmayan klorür ve sodyum iyonlarının tamamından oluşabilir veya çok yüksek bir çökelme potansiyeline sahip olan tamamen kalsiyum ve sülfattan oluşabilir. Doğru antiskalant ve dozu belirlemek için, sudaki iyon türlerinin tamamı tanımlanmalı ve iyonların konsantrasyonları, konsantrasyon faktörüne göre hesaplanmalıdır. Konsantrasyon faktörü membran tipi(Ters Ozmoz membranı veya Nanofiltrasyon membranı gibi…) ve membran giderim yüzdesine (%99,6, %95 vs.) göre değişkenlik gösterebilir. Dozaj miktarı belirlemede ise; temel olarak iyonların konsantrasyon miktarına, suyun pH, sıcaklık değeri ve sistemin çalışma verimi baz alınır. Antiskalant seçimi ve dozaj miktarı belirlemede, tam ve doğru bir su analizi yapmak ve su numunesi alındıktan hemen sonra pH ve sıcaklığı ölçmek çok önemlidir.
Hangi filtreleme sistemi, çözünür demir, manganazii sudan temizleyebilir?
Çözünebilir demir ve manganez, bir Manganez Greensand, Aquamandix vb mineralli demir mangan giderim Filtresi kullanılarak sudan uzaklaştırılabilinir.
Ters ozmoz sistemimizdeki membranların hasar görüp görmediğini nasıl belirleyebiliriz?
Membran hasarı ile ilişkilendirdiğimiz iki ana semptom vardır; 1) Sistem çalışma veriminde kayıp yaşanmaksızın, üretim iletkenliğinde artma söz konusu olduğunda bu durum bize delaminasyon (kompozit malzemelerdeki aşınma) veya kimyasal hasarın olduğunu gösterebilir. Sistem çalışma veriminde bir değişim yaşanmıyor ve her stage / kademedeki fark basıncı artıyorsa; Sistemin kapanması esnasında oluşan aşırı geri basınç membranda şişme ve/veya farklı fiziksel zararlara neden olabilir. Deforme olmuş membran içindeki besleme kanallarına giren su, akışı engeller ve basınç kayıpları yaratır. 2) Eğer fark basıncı 2. Kademe ve sonrasında oluşuyorsa, membran otopsisi yapılarak membran kılıfındaki son membranın hasarlı olduğu tespit edilebilir. Bu sorun genellikle membran temizliği sırasında üretim hattındaki vanalardan birinin kapandığının ve açmayı unutulduğunun göstergesidir.
Askıda katı madde ve çamur kaynaklı membran tıkanmalarını nasıl temizleyebiliriz?
Bu çok yaygın bir sorundur ve bu sorunun tek bir çözümü yoktur. Bazı askıda katı maddeler, organik maddeler veya ölü bakterilerden oluşur ve pH değeri yüksek yıkama kimyasalları ile yapılacak temizlik ile bu kirlilikler çıkarılabilir. Diğer askıda katı maddeler (kireçtaşı, fosforit, metal hidroksit gibi) asitte çözünür ve düşük pH temizlik kimyasalları ile uzaklaştırılabilir. Silt ve kil gibi kristalimsi alüminosilikatlardan yapılan askıda katı maddeler, suda çözünmez. Bu kirlilikler dispersant içerikli yüksek pH temizlik kimyasalları kullanarak, besleme kanallarından geçebilecek kadar küçük oldukları sürece silt ve killerin uzaklaştırılmasına yardımcı olabilirler. Eğer silt ve killer besleme kanallarından geçmeyecek kadar büyük yapıdalar ise ters akış kullanarak temizleme gerekebilir. (konsantrasyondan beslemeye sirküle hattı yaparak) Ters akış kullanarak temizlik yaparken, membran üreticiniz tarafından önerilen izin verilen maksimum debinin 2 / 3'ünü aşmayın.
SMBS RO sistemi için etkili bir dezenfektan mıdır?
Klor geri dönüşümü olmayacak şekilde poliamid ters ozmoz membranlarına zarar verir. Bu nedenle klor kalıntılarının membrana temas etmesine izin verilmez. Ayrıca bir kez klora maruz kalıp sonra hayatta kalan bakterilerin bir kez daha gelişeceği ve ölü bakterilerin hayatta kalanlar için özümseyebilir karbon kaynağı şeklinde besin olarak bulunabileceği anlamına gelir. Mevcut TOC yi oluşturan bir çok bileşen de asimile olmuş organik karbona dönüşebilir. Bunlar ayrıca biyolojik popülasyonlardaki artışlara ve sonuçta ortaya çıkan biyokütle için bir karbon kaynağı olacaktır. Kloru etkinliğini gidermek için Bisülfit gibi kimyasallarının kullanılması da zordur, çünkü SMBS aşırı dozda eritilmiş oksijeni temizler, böylece sülfat indirgeyen bakteriler gibi bazı sümüksü oluşumların büyümesini de teşvik edebilen anaerobik bir ortam oluşumu ile sonuçlanır. Kloru gidermek için karbon filtre kullanmakta çoğu zaman iyi bir sonuç değildir. Çünkü klora maruz kalıp da hayatta kalan bakteriler karbon filtre yatağı içerisinde mikrobiyolojik üremeye neden olur. Çoğu durumda, biyolojik kirlenme sorunlarını arttırma olasılığı daha fazla olduğundan klorlamadan kaçınmak en iyisidir. Non-oksidan ve membranlara zarar vermeyecek özel içerikli biyositlerin dozajlanması genellikle, membran temizlik zamanları uzatmak için ve membranların periyodik olarak dezenfekte edilmesi için daha iyi bir çözümdür.
Ters ozmoz membranların temizleme prosedürü nedir? Temizlik aşamasında nasıl kimyasallar kullanılmalıdır?
Membran temizliği düşük ve yüksek pH lı kimyasallar ve dezenfeksiyon amaçlı temizliklerde de özel dezenfeksiyon kimyasalları kullanarak yıkama işlemi yapılmaktadır. Yıkama İşlemi Genel Prosedür basamaklar; CIP işlemine başlamadan önce TO cihazının tüm verilerini kayıt altına alınır CIP İşlemine başlamadan önce TO Cihazına Flush yaptırılır CIP sistemine başlamadan önce kartuş filtreler yenisi ile değiştirilir ve cihaz üzerindeki üretim / atık / besleme hat borularının temiz olduğundan, önceki temizlemelerde durgun su olmadan ve mikrobiyolojik birikme olmadığından emin olun. CIP kimyasallarını RO Üretim suyu gibi yüksek saflıkta bir su ile hazırlayın. CIP çözeltisi hazırlamak için tahmini su gereksinimi, 4040 membranlar için tahmini 75 - 100 litre civarında iken her 8040 membran için su hacmi yaklaşık 150 – 200 litre civarındadır. CIP işleminde düşük ve yüksek pH’lı yıkama kimyasalları ile yapılır. Bunun dışında mikrobiyolojik kirliliğe karşı ek önlem olarak membran yapısına uygun biyositler ile yıkama yapılarak da CIP işlemi desteklenebilir. Standart CIP işleminde Asidik yıkama işlemi pH 2-3 aralığında yapılır, alkali yıkama işlemi pH 10-11 aralığında, 35-40 0C yüksek sıcaklıkta gerçekleştirilir. Yıkama kimyasalları ile membranlar üzerindeki kimyasal solüsyon sirkülasyon süresi 15-60 dk aralığında değişebilir. Kimyasallı su ile membranların bekleme süresi 30-60 dk yı bulabilir. Bekleme işleminden sonra membranlar durulama işlemine geçer. Durulama basamağı da 15-60 dk yı alabilir. CIP prosedürü membranların kirlilik derecesi ve kirlilik kaynağına göre özel reçeteler hazırlanarak yapılan bir işlemdir. Asla standart bir yıkama şekli söz konusu değildir. Kirlilik nevi’ne uygun kimyasallar kullanılarak ve fiziksel şartlar oluşturarak yıkama işlemi yapılmalıdır. Yıkama kimyasalları için ürünler kısmına veya daha detaylı bilgi edinmek için www.suprachem.eu adresine başvurabilirsiniz.
Hangi koşullar altında antiskalantlar RO membranının kirlenmesine neden olabilir?
Antiskalantlar, Ters ozmoz sistemlerinde aşağıdaki koşullarda membran tıkanmasına neden olabilir; Antiskalantında Mantar Gelişimi; Bazı antiskalantlar, biyolojik gelişim için gerekli besinleri ve karbonu sağlayabilen safsızlıkları içerir. Polimer bazlı antiskalantlarda mantar oluşumu genelde yaşanan bir sorundur. Antiskalant kimyasal bidonunda oluşan ve gelişen bu biyolojik kirlilik dozaj ile membran yüzeyine de sıçrayabilir. Bu tip sorunlar ile karşılaşmamak için saygın kimyasal üreticilerin ürettiği yüksek saflıkta ve membran ile uyumlu antiskalantlar ile çalışılması önemlidir. Ayrıca bu sorunları önlemek için NSF onaylı mantar önleyici biyositler de kullanabilirsiniz. a) Antiskalant Dozaj Noktası, asit ilave noktasına çok yakın seçilirse; RO sistemlerinde pH dengelenmesi genellikle Sülfirik Asit veya hidroklorik asit dozajı ile yapılır. Asit dozajı sonrasında İyi karıştırma olmadığında, asit suya göre çok yüksek yoğunluğu sahip olduğu için geçici olarak ayrı bir faz oluşturur. Bu nedenle Eğer antiskalant asit dozlama noktasından hemen sonra dozlanırsa, güçlü asit tarafından hidrolize edilebilir. Özellikle polimer bazlı bazı antiskalantlar bu bozulmaya çok duyarlıdır. Siz böyle bir uygulamada (asit arkası hemen antiskalant dozajında) antiskalant dozajlıyor sanıp aslında asit antiskalant etkisini yok ettiğinden membranlarınıza antiskalantsız su yollamış olursunuz. b) Su kalitesi / özelliğine göre Uygun Seçilmeyen Antiskalant Tek tip bir antiskalant her su için uygun değildir. Silika, askıda katı madde, karbonatlar, sülfat tuzları, fosfatlar ve diğer iyonik tuzlar için her bir komplekse özel antiskalant çeşidi bulunur. Örneğin; Bazı RO antiskalantları demir ve alüminyuma iyi toleransa sahip değildir. Bu gibi antiskalantlar, bu metallerle çözünmez bir kompleks oluşturacak ve RO membran yüzeyinde çökelecektir ve membranlar tıkanacaktır. Bu tip sorunlar yaşamamak için su analizi ile birlikte profesyonel bir firmadan hizmet alınmalıdır. c) Yüksek sertlik içeren sular ve Fazla Antiskalant Dozajı Antiskalantlar, karbonat veya fosfat gibi tipik ölçekli anyonlardan daha yüksek bir negatif yük taşırlar. Bu yüzden kalsiyum ve magnezyum için güçlü bir çekimleri vardır. Eşik inhibisyonu sırasında, kalsiyum / magnezyumun bu çekimi, kümelerin oluşturulmasına adsorpsiyona neden olur ve stabil bir çekirdeğin oluşumuna müdahale eder. Bununla birlikte, sertlik konsantrasyonları çok yüksek olduğunda, antiskalantlar suda homojen şekilde çözünmez bir kalsiyum-antiskalant tuzu oluşturabilir. Bu suda büyük bir problem yaratır. Çünkü aktif inhibitör çöktüğünde diğer tuzlarda kalsiyum-antiskalant tuzu ile birlikte çökelecektir. Antiskalant ister polimer ister fosfonat bazlı olsun, yüksek sertlik tüm antiskalantları etkiler. Bu yüzden yüksek sertlik içeren sularda antiskalant seçimi yapılırken ön arıtmada yumuşatma yok ise; ozmoz geri kazanım %si, pH ve su sıcaklığı ile oynanarak doğru antsikalant seçimi yapılmalıdır.
Su yaz ve kış mevsimlerinde aynı karakterde midir?
Su sıcaklığı ile çözünürlük doğrudan ilişkilidir. Normal durumda – iletkenliğin doğal kaynak sularındaki gibi dşük değerlerde olduğunda, 10 derecelik değişim, bir besleme suyu için kritik önem olmayacaktır. Ancak, suyun tuzluluk değeri yüksek ise sıcaklık o zaman önemlidir.